25 Haziran 2011 Cumartesi

Ahmet Hamdi Tanpınar 'Aşk'

Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık

Aşk dediğin nedir ki,
Histen nefesten bir varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık

24 Haziran 2011 Cuma

Oysa tertemizdim açık kalp ameliyatı için uzatıldığım o musalla taşında. Stajer bir doktorun titreyen ellerinin kurbanıdır bu yalnızlığım! Unutmamış olsaydı seni içimde;Sende hayatımın her flim karesinde böyle bariz bir hastalık olarak gözükmezdin ve belki de yeni sevme çabalarıma en fazla 6 ay ömür biçilmezdi üzerine beyazlar giyinmiş ölümler tarafından!

Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...

"Şeytan yalancıdır. Bizim aklımızı karıştırmak için yalan söyler; bize saldırmak içinse yalanları gerçekle karıştırır. Saldırısı psikolojiktir ama güçlüdür. O yüzden onu asla, ama asla dinleme..."

Bizim neslimiz Büyük Depresyon'u ya da Büyük Savaş'ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız...

Koynuma sevgini sokarken Bunun bir intihara gidiş olduğunu. Biliyordum. Beyaz kardelenler gibi, mevsimlik olacağını Sigaramın dumanının sen olacağını Masumiyetimi elimden alıp onlara vereceğini Biliyordum. Kalbimin prangalarla sana bağlanacağını Gün geleceğini , Telefonlarımı açmaya bile korkacağımı Televizyonlardaki ufak aşkları kıskanacağımı Martılara küseceğimi. Balinalar gibi kalbinin kıyısına vurup Oradan düşeceğimi Biliyordum. Gökyüzünün gözlerimden akacağını Yeryüzünün kavuran sıcağın , kalbimi yakacağını Şarap şişelerinin yüreğime akacağını Sensizliğin uyuşturucu komasına girmişim gibi Kafamı duvarlara vurduracağını Biliyordum. Bu evin her köşesine senin işleyeceğini Sonra birden kaybolup gideceğini Boşlukla savaşa gireceğimi Annemin beni gülüşlerimle özleyeceğini Babamın ilk aşkım olduğu halde kalbimi başkasına verişimi kıskanacağını Biliyordum. Yastığımı gözlerimle yıkacağımı Gökyüzüne baktıkça Canımın yıldızlar gibi kayıp Gideceğini Biliyordum. Biliyordum. Seni sevmenin cezasının yokluğun olacağını Aynalara bakmaya korkacağımı İnsanlara baktıkça seni onların içinde arayacağımı Kısacası her şeyi Biliyordum.

23 Haziran 2011 Perşembe

Beyoncé Schoolin' Life

http://www.numberone.com.tr/tr/index.php?news=7313

Çöl Çiçeği Kitap Özeti

Waris DirieSomalide Darood adında ilkelteknolojiden uzak bir kabilede doğar.Bu kabilede kızlar sünnet edilirpara yada hayvan karşılığında evlendirilmektedir.Waris içinde aynı şeyler söz konusudur.Waris 12 yaşına geldiğinde babasının onu yaşlı bir adamla evlendirmek istemesi üzerine buna boyun eğmez ve annesinin yardımı ile kabilesini terk ederAfrikadaki akrabalarını bulmak üzere yola çıkar.Kaçarken çölde yaşamış olmanın verdiği bütün zorlukları yaşar.Yolda başına bir çok olay gelir.bütün olumsuzluklara rağmen Magadişudaki amcasını bulur ve yanına sığınır.Amcasının yanında çok az kaldıktan sonra oradaki teyzesinin yanında yaşamaya başlar.Daha sonra ise Afrika dışına çıkmak ister ve İngilteredeki teyzesinin yanına elçi olan eniştesinin yardımı ile gider.Orada çok güzel bir yaşam sürmeyi ister.En büyük amacı eğitim görmektir fakat o teyzesinin hizmetçiliğini yapmaya mecbur tutulur.Bu durum onun çok zoruna gider ama bu yaşantısının Somalideki yaşamından daha iyi olduğunu düşünür.7 yılını İngilterede teyzesinin yanında geçirir.Teyzesinin ev işlerini yapmanın yanısıra kuzenlerini okula götürüp getirmekle de görevlidir.Kuzenlerini okula götürüp getirirken okul yolunda bir moda fotoğrafçısı ile tanışır.Fotoğrafçı Waris'i çok beğenir ve fotoğraflarını çekmek ister.Fakat Waris adama güvenmez ve buna izin vermez.Adamın teklifini kabul etmez.

Bir kaç ay sonra elçi olan eniştesinin tayini tekrardan Somaliye çıkar ve İngiltereden taşınmak zorunda kalırlar.Fakat Waris Somaliye dönmeyi göze alamaz ve İngilterede kalmaya karar verir.Tek başına yaşamaya başlar ve zor olan hayat koşulları burada başlar.

Birgün çalıştığı iş yerinden çıkarken okul yolunda tanıştığı moda fotoğrafçısı ile karşılaşır.Fotoğrafçı teklifini yinelerWaris bu sefer teklifini kabul eder.Bir kaç gazeteye resmi çıkar ve birkaç filmde küçük roller alır.Böylece yavaş yavaş tanınmaya başlar.Daha sonra Waris çalışmak için Amerikaya gider.Bu sırada BBC televizyonu göçebe yaşam süren insanların hayatı ile ilgili bir belgesel için kendisi ile görüşür ve onun hayat hikayesi ile ilgilenirler.Ailesi ile görüşmek ve belgesel yapmak için somaliye giderler.Ekip Waris'e süpriz yapıp onu ailesi ile buluşturur.Böylece Waris yıllar sonra ailesi ile tekrar buluşur.Belgesel tamamlandıktan sonra Amerikaya geri döner ve yaşamına orada devam eder.Dana adında bir müzisyenle tanışır ve evlenir bir oğulları olur.

Marie Claire dergisi Waris'in hayat hikayesi ile ilgilenir ve resimlerini yayınlar.Böylece herkes tarafından tanınmaya başlar.Daha sonra Waris Dirie kendi hayat hikayesini kaleme alır.

Ve aşk bazen masumluğun saflığından sıyrılıp kör kuytuların siyahına düşmesidir. Yaprak daldan,dal yapraktan ayrılıp gri renge büründüğü zaman.. Herşeyin b'aşk'alaşmaları başlamıştır. Ağacın yaprakları gibi döküldük seninle ayrı yerlere. Oysa ne hayaller kurmuştuk aynı dalın üzerinde.